Semih Vural: ”Hakemler İçin Zor Bir Oyuncuydum”

A Klasmanı hakemlerimizin basketbol dışındaki hayatlarına ışık tuttuğumuz yazı serisinin bu haftaki konuğu Semih Vural.

Semih Vural kimdir?
1977 İskenderun-Hatay doğumluyum. İlkokuldan liseye kadar İskenderun’da okudum. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Beden Eğitimi bölümünden mezun oldum. 1.5 yıl Hatay Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde spor uzmanlığı yaptım. 2003 yılında beden eğitimi öğretmeni olarak İstanbul’da göreve başladım. 2003 yılında meslektaşım Şirin Vural ile evlendim. Ozan ve Özgür adında 2 oğlum var. Ozan 8 yaşında, Özgür de 4 yaşında. 2000 yılında basketbol hakemi oldum. 1 yıl C Klasmanı’nda, 5 yıl B Klasmanı’nda ve 8 yıldan bu yana A Klasmanı’nda hakemlik yapıyorum.

Basketbola olan ilginiz nasıl başladı? Hakem olmadan öncesine ait basketbola dair bir anınız var mı?
İlkokul 5. sınıfta basketbol oynamaya başladım. Lise – Üniversite okul takımlarında, Altyapı kulüplerinde ve Bölgesel Lig’de basketbol oynadım. Her şey ortaokulda beden eğitimi öğretmenim sevgili Sefai Server Dik Hocamın beni okul takımına seçmemesi sonrası hırslanıp çok çalışmam ile değişti. Üniversiteyi bitirdikten sonra mezun olduğum ortaokulda beden eğitimi öğretmenim Sefai Hocam ile basketbol takımına antrenörlük yaptım. İl birincisi olduğumuz zaman bunu onunla da paylaşmıştım.

Basketbol hakemi olmaya nasıl karar verdiniz?
Üniversitede ev arkadaşım Hasan Pekdağ, C Klasman hakemiydi. Onunla sürekli kurallar ve oyun üzerine konuşurduk. Oynarken de hakemler için zor bir oyuncuydum. Oyunculuğumun son sezonunda, Gaziantep’te kurs açıldığını öğrenince o zamanki ev arkadaşım İlker Özçelik ile hakem olmaya karar verdik. İlker de şuan B Klasmanı gözlemciliği yapıyor.

Yönettiğiniz ilk maçı hatırlıyor musunuz? O anları bizimle paylaşır mısınız?
Kahramanmaraş’ta okul maçıydı. Çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Sahada oyuncu olarak değil de hakem olarak bulunmak farklı bir tecrübeydi.

Maçlara nasıl hazırlanıyorsunuz? Maçlardan önce uyguladığınız bir toteminiz var mı?
Hafta başında tebligat ile beraber seyahat planlaması yapılır. Maçları televizyonda takip ederek takımların oyun ve oyuncu yapıları hakkında bilgi sahibi olurum. Müsabakaya fiziksel olarak hazır olmak için haftada en az 2 defa spor salonuna giderim. Önemli olanın maç boyunca konsantrasyonun devam ettirilmesi olduğuna inanırım. Maçtan önce sakin kalmaya ve mücadeleden keyif almaya çalışırım.

Beden Eğitimi öğretmenisiniz. Öğrencilerinizle aranız nasıldır?
12 yıldır öğretmenlik yapıyorum. Öğrencim olup öğretmenliğe başlayan öğrencilerim oldu. Disiplinli ve tutarlı olmaya çalışırım. Beden Eğitimi dersinin birinci amacının sporu sevdirmek olduğuna inanırım. Bir dönem öğrencilerimle Euroleague maçlarını salonda izlemeye gittik. Basketbol hakemi olduğumu herkes bilmez. Bazıları televizyonda görerek ben olup olmadığımı soruyor. O zaman basketbol hakemi olduğumu söylüyorum.

Öğrencileriniz arasında basketbol hakemi olmak isteyenler oldu mu?
Çoğunlukla beden eğitimi öğretmeni olmak için neler yapmaları gerektiğini soruyorlar. Hakem olduğumu öğrenince basketbol maçlarını daha sık takip ettiklerini söyleyenler oldu. Nasıl hakem olunur diye soranlar oluyor ama hakemliğe çok sıcak bakmıyorlar. Öğrencilerimin büyük kısmı futbolcu olmak istiyor.

Her mesleğin bir püf noktası vardır. Sizce basketbol hakemliğinin püf noktası nedir?
Hakemlik tek bir püf noktası olabilecek bir iş değil. Basketbol sürekli değişen ve gelişen dinamik bir spor dalı. Eğer değişikliğe ayak uyduramazsanız bu işi yapamazsınız. İşini sevmek, kendini geliştirebilmek, cesur ve kararlı olmak çok önemli. Bunların sonunda ortaya çıkan şey tecrübe…

Maçın stresini nasıl atıyorsunuz?
Maç stresli bir şekilde bitmişse kaynağını ve nedenlerini sorgularım. Tekrar olmaması için çözümler üretmeye çalışırım. Tüm konsantrasyonumu aileme ve işime veririm. Benim için çocuklarımla olmak en iyi stresle başa çıkma aracıdır.

 Bir basketbol hakemi olarak yaşadığınız en zor durum  neydi?
Ne yazık ki spor müsabakalarında küfür etmek olağan bir  davranış olarak sergileniyor. Bize edilen küfürleri kişisel  olarak algılamayız ve seyirciyle diyaloğa girmemeye  çalışırız. Biz müsabaka sonunda hakem odasına  giderken göz göze geldiğim bir babanın 10 yaşındaki  çocuğuyla birlikte ettiği küfürleri görünce kendimi zor  tutmuştum.

 Basketbol hakemliğinin size kattığı en önemli artı ne  oldu?
Adil olma duygunuz çok gelişiyor. Zor zamanlarda daha  çabuk karar verebiliyorsunuz. Sosyal çevreniz genişliyor  ve her şehirde arkadaşlarınız oluyor. Hafta sonları  yaptığınız seyahatler sizi rutinden uzaklaştırıyor ve sonrasında işinize yenilenmiş olarak başlayabiliyorsunuz.

Sosyal çevrenizde basketbol hakemi olduğunuzu öğrendiklerinde tepkiler nasıl olur genelde?
Hangi maçları yönettiğimi soruyorlar. Futboldan kaynaklı ‘’orta hakem misiniz?’’ ve maç ücretleri en çok sorulan sorular oluyor.

Basketbol dışında hobileriniz var mı?
Çok fazla zaman bulamasam da balık tutmak hobilerimin başında gelir. Oluşturduğum bir takım flama koleksiyonum var. Ayrıca zaman buldukça fotoğrafçılık da yapıyorum.

Sosyal yaşamda görüştüğünüz hakem arkadaşlarınız var mı?
Önder Yılmaz, Zafer Yılmaz, Murat Biricik, Yücel Çilingir, Şeyhmus Melek ailecek görüştüğümüz arkadaşlarımızdan. Önder ve Zafer ile ailecek tatil programları yaparız.

Evcil hayvanınız var mı?
Hayvanları çok severim ama evcil hayvanımız yok.

Sizi en çok ne mutlu ne eder ve en çok ne kızdırır?
Sevdiklerimle birlikte olmak beni mutlu eder. Yalan söylenmesi ve dürüst olunmaması beni çok kızdırır.

Eşinizin sizde sevmediği özelliğiniz?
Bir şeyi bulamadığım zaman ortaya çıkan panik durumu ve geç kalmayı sevmediğimden acele ettirmem olabilir.



Hayatta olmazsa olmaz dediğiniz 3 şey nedir?

Ailem, sağlık, huzur.

En sık nereye seyahat edersiniz?
Arkadaşlarımız ve ailemizle beraber olmak için İskenderun ve Mersin’e seyahat ederiz.

Gideceğiniz yere karar verirken nelere dikkat edersiniz?
Çocukların eğlenebilecekleri ve güvende olabilecekleri yerlere dikkat ederiz.

Bir gün mutlaka gitmek istiyorum dediğiniz yer neresidir?
Küba ve Brezilya

En sevdiğiniz film?
Matrix ve Yüzüklerin Efendisi serileri

En sevdiğiniz aktör ve aktris?
Şener Şen, Uğur Yücel Haluk Bilginer ve Demet Akbağ

En sevdiğiniz kitap?
Zülfü Livaneli – Seranad, Dan Brown – Melek ve Şeytanlar

En sevdiğiniz yemek?
Yöresel malzemeleriyle Hatay kısırı

Siz yemek yapıyor musunuz peki?
Evde balık ve deniz ürünlerini ben yaparım. Çiğköftemi de beğenirler.

En sevdiğiniz dizi?
Breaking Bad, Game of Thrones ve Death Note

En çok dinlediğiniz müzik türü ve sanatçılar?
Farklı türlerdeki müzikleri dinlerim. Türküleri çok severim. Grup Abdal, Karmete gibi grupları takip ederim. Farklı tarzlarıyla Bora Duran ve son zamanlarda arabamda Hayko Cepkin – Aşk Kitabı şarkısını dinliyorum.

Röportaj: İbrahim Kalkan
Fotoğraflar: Fehmi Özgüler

kaynak: tbf

Powered by migdeli